Koster Armatörleri ve İşletmecileri Derneği (KOSDER) tarafından düzenlenen “KOSDER Üye Buluşmaları” organizasyonu gerçekleştirildi.

KOSDER üyelerinin yoğun ilgi gösterdiği organizasyon Le Vapeur Magique (LVM) gemisinde yapıldı. Toplantının açılış konuşmasını KOSDER Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kocabaş yaptı.

“Üzücü hadisenin bir daha tekrar etmemesini temenni ediyorum”

Sözlerine geçtiğimiz günlerde Hint Okyanusu’ndaki gemide bir personelin kaptan Bora Ekşi’yi öldürmesinden dolayı üzüntülerini dile getirerek başlayan Hüseyin Kocabaş; “Hint Okyanusu’nda kaptanı olduğu gemide menfur bir saldırıya uğrayan Kaptan Bora Ekşi’ye Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve İnce Denizcilik’e başsağlığı ve sabırlar diliyorum. Aynı saldırıda yaralanan gemi personellerimize de acil şifalar diliyor, yaşanan bu üzücü hadisenin bir daha tekrar etmemesini temenni ediyorum.” ifadeleri kullandı.

“Denizcilik sektörü küreselleşmeyle birlikte sivil toplum olgusunu da kapsamı altına almıştır”

Daha sonra denizcilik sektöründeki son gelişmelerle ilgili üyelere bilgi veren Kocabaş: “Denizcilik, denizlere kıyısı olsun ya da olmasın, bütün ulusların toplumsal ve ekonomik yönden gelişiminin en önemli parametrelerinden birisidir. Dünya denizcilik sektöründe söz sahibi olmak ve nitelikli gemi insanlarını denizlere kazandırmak küresel ticarette belirleyici ülke olma adına büyük önem arz etmektedir. Halihazırda; jeopolitik konumu itibariyle bölgesinde önemli bir rol üstlenen Türkiye’nin, global pazarda da aynı ivmeyi yakalaması sektörel yenilenmeyi ve gelişmeyi mecburi kılmaktadır. Ekonomi ve teknoloji alanındaki gelişmelerle ciddi bir bağa sahip olan denizcilik sektörü, küreselleşmeyle birlikte Sivil Toplum olgusunu da kapsamı altına almıştır. Bu noktadan hareketle yola çıkan Koster Armatörleri ve İşletmecileri Derneği (KOSDER), denizci bir STK olmanın sorumluluğuyla ve siz değerli üyelerinden aldığı destekle çalışmalarını 2014 yılından itibaren sürdürmektedir.” şeklinde konuştu.

“KOSDER, Türk denizcilerine hizmet etmeye devam etmektedir”

Derneğin faaliyetleri hakkında üyeleri bilgilendiren Hüseyin Kocabaş: “Koster armatör ve işletmecilerini çatısı altında buluşmaya davet eden KOSDER, kurulduğu günden bu yana 109 üye, 350 parça gemi sayısına ve 3 milyon DWT’lik bir yük kapasitesine ulaşmıştır.  Uluslararası kurallar içeren ve sürekli değişen denizcilik sektörü içerisinde, saygın bir konumda bulunan KOSDER; bilme, bilgilendirme ve değer katma hedefiyle Türk denizcilerine hizmet etmeye devam etmektedir.

Geride bırakmaya hazırlandığımız 2019 yılı içerisinde bu minvalde faaliyetlerini sürdüren derneğimiz, sektörümüzü ilgilendiren neredeyse her konuyla alakadar olmuş, gerek kendi üyeleriyle gerekse diğer paydaşlarımızla çözüm odaklı çalışmalar yürütmüştür.

Denizciliğimizin bütün faaliyet alanları ayrı ayrı ele alınması gereken ve uzmanlarıyla tartışılması elzem olan hususları içermektedir. KOSDER, oluşturduğu iletişim ağı içerisinde denizcilerimizi sempozyum, çalıştay, seminer ve toplantılarla bir araya getirmekte, sorunların çözümü adına önerilerde bulunmaktadır. Derneğimiz aynı zamanda, sektörümüzün geleceği olan öğrencilerimizle bir araya gelerek bilgi paylaşımı ve tecrübe aktarımını ilgili platformlarda gündeme getirmektedir. Gene derneğimizin Türk

denizcilik sektörünü bilgilendirme ve denizciliğe dair güncel gelişmeleri sektör temsilcilerimize sunma amacıyla kendi bünyesinde hazırladığı KOSTER Dergisi, okurlarımızın beğenisine sunulmaktadır.” dedi.

Koster filosunun yenilenmesi projesinde son durum…

Hüseyin Kocabaş, ‘Koster Filosunun Yenilenmesi Projesi’ ile ilgili son durum hakkında üyelere bilgi verdi. Projenin hayata geçirileceğine olan inancını yineleyen Kocabaş, konuşmasında şunlara değindi: “Malumunuz denizcilik; dünya genelinde olduğu gibi Türkiye ekonomisine de büyük oranda döviz girdisi sağlayan ve ekonomik olarak katma değeri yüksek bir sektördür. Karadeniz ve Akdeniz’de ticaretin adeta bel kemiği olan Türk sahipli kosterler, deniz ekonomimizin temelini oluşturmaktadır. Ancak uzun yıllardır bölgenin yükünü taşıyan Türk kosterlerinin filo yaşının yüksek olması bu başarının sürdürülebilirliğinin önündeki en büyük engel olarak karşımıza çıkmaktadır. Türk koster filosunun uygun bir modelle yenilenmesi konusu, KOSDER çalışma grubunun önümüzdeki dönemde de başlıca gündem maddesini oluşturacaktır. Umut ediyoruz ki, KOSDER’in sadece denizcilik kamuoyunun değil ülke gündeminin de ilk sıralarına taşıdığı ‘Türk Sahipli Koster Filosunun Yenilmesi Projesi’ en kısa sürede hayata geçirilecektir.”

“Gönüllülük ve sosyal fayda sağlama…”

Gönüllülük ve sosyal fayda sağlamanın gerek sektörel anlamda gerekse yaşamın her alanında sorunların çözüme kavuşması açısından en önemli aktörlerden birisi olduğuna dikkat çeken Kocabaş sözlerini şöyle tamamladı: ”Bu amaçla Türk denizciliği adına ortak paydada bir araya gelen biz KOSDER’lilerin önümüzdeki dönemde de aynı çaba ve gayreti sarf edeceği hepimizin malumudur. Bu duygu ve düşüncelerle davetimize icabet eden tüm misafirlerimize tekrardan hoş geldiniz diyor, 2020 yılının her anlamda ülkemiz ve denizciliğimiz adına hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Yeni yılınızı kutluyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.”

Hüseyin Kocabaş’ın konuşmasının ardından İMEAK Deniz Ticaret Odası Meclis Başkanı ve KOSDER Yönetim Kurulu Üyesi Salih Zeki Çakır söz aldı.

“LVM gemisinin en büyük avantajı, çıkış noktasının Sarayburnu Limanı olması”

Salih Zeki Çakır, sözlerine şöyle başladı: "Derneğimiz kuruluşundan bugüne kadar pek çok kez üyeleriyle bir araya geldi. Bugün burada daha farklı bir atmosferde birlikteyiz. Öncelikle bu toplantının bir otel salonunda yapılması düşünülüyordu, KOSDER Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Bey’e LVM gemisinden bahsedince, üyelerimizin de beğeneceği düşüncesiyle sizleri buraya davet ettik. Bu tekne sizlerle ilk seyrini gerçekleştiriyor. Tekne turizminin sorunlarını çok iyi biliyordum ama işin içerisine girince bunu daha iyi anladım. Sorunların çözümü için Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Sina Şen Beyefendiyle de beraber çalıştık. Çok fazla tekne var ve boğazın tarihi yapısından dolayı bu faaliyetin bazı kronik sorunları var. Teknelerin yanaşıp kalkma yeri sıkıntısı yaşamaları en büyük sorun. LVM gemisinin en büyük avantajı çıkış noktasının Sarayburnu Limanı olması. İnşallah sektörümüze ve milletimize hayırlı bir iş yapmış oluruz. Sizlerin de desteğiyle kazasız belasız bu işi de başarmış oluruz.

“Navlun seviyeleri açısından sorunlu bir dönem geçirdik”

2019’un koster armatörleri ve işletmecileri açısında sorunlu bir yıl olduğuna değinen Çakır: “Özellikle navlun seviyeleri açısından sorunlu bir dönem geçirdik. ISTFIX değerlerine göre yüzde 30’luk bir kayıpla bu yılı kapatmış bulunmaktayız. 2020’nin nasıl bir yıl olacağına dair fikir alışverişi yaptığımızda her zaman olduğu gibi bir navlun belirsizliği olduğunu görüyoruz. Özellikle düşük sülfür uygulamasının neler getireceği tahmin edilemiyor. Bu dönemde armatör ve işletmecilerimizin dayanışma göstermesi ve bilgilerini sektörle paylaşması bu süreci az hasarla atlatma adına olmazsa olmaz. Derneğimiz ve üyelerimiz sosyal medya platformlarında bu paylaşımları yaparak birbirlerinin tecrübesinden istifade ederek hasarsız bir geçiş süreci yaşarlar diye düşünüyorum. KOSDER de bu anlamda önemli bir görevi de yerine getirecektir. “dedi.

“Koster filosunun yenilenmesi çalışmalarında önemli bir aşamaya gelindi”

Koster Filosunun Yenileme Projesi ile ilgili üyelere bilgi veren Salih Zeki Çakır: "Dernekleşmeden önce de başladığımız koster filosunun yenilenmesi çalışmalarının çok önemli bir aşamaya geldiği hepinizin malumu. Bu konuda Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’yla ortak bir şirket kurduk. Şu an bu şirket hala hayatta ama proje henüz istediğimiz şekilde uygulamaya geçmedi. Biz Deniz Ticaret Odası seçimlerinden sonra yönetim olarak bu konunun üzerine daha fazla giderek, Oda’nın da ağırlığını KOSDER ile birlikte devreye sokarak bir noktaya getirdik. Bu proje malumunuz sadece armatörlerimizi değil gemi inşa sanayimizi, yan sanayimizi ve pek çok dinamiğin istifade edeceği bir proje. Önümüzdeki süreçte de projeyle alakalı Oda’mızdan da açıklama yapılacaktır. Geçen hafta bir ödül töreninde kendisinden ödül aldığım Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mustafa Varank ile ve iki gün öncesinde Bakan Yardımcımız ile Yönetim Kurulu Başkanımız Tamer Kıran Beyefendi ile birlikte yaptığımız görüşmede olumlu bir yola girildiğini söylediler. Bakan Beyde projeyi teşvik kapsamına aldıklarını ve bunu önümüzdeki dönemde kamuoyuna paylaşacaklarını ifade ettiler. İnşallah proje istediğimiz şekilde sonuçlanır. Yani bir teşvik üzerinde prensipte anlaştık. İstikrarlı kararlı, bilgi ve belgeye dayalı çalışmalar ülkemizde geçte olsa netice buluyor.  Bu ve benzeri projeleri hayata geçirmek önemli." diye konuştu.

“Altın kural dayanışma ve birbirimizi tanımaktır”

Türk denizciliğini iyi günlerin beklediğini dile getiren Çakır, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Denizciliğimiz 2020 ve sonrası çok farklı bir sürece girdi. Düşük sülfürlü yakıt kuralın getireceği sorunlar, teknolojik gelişmeler bir de üstüne ticaret savaşları ülkeleri zorlayacak bir süreç. Bu süreçleri az hasarla atlatmanın yolu öncelikle her firma çalışanın hazırlıklı olması. İkinci altın kural ise; dayanışma içinde olmamız yani özellikle navlun piyasalarında kendi üyelerimiz arasında çok sıkı bir bilgi paylaşımı ve dayanışma göstermemiz lazım ki; bu yapılan yatırımların geri dönüşü olsun, yeni yatırımlar yapılsın, filolar yenilenebilsin ve Türk denizciliği dünya denizciliğinden yeterli payı alabilsin. Altın kural dayanışmadır ve birbirimizi tanımaktır. Bunları yaptığımız sürece denizciliğimizin geleceği parlak olacaktır. DTO, KOSDER ve diğer Sivil Toplum Kuruluşları olarak hepimize sorumluluk düşüyor. Bu anlayışla çalışmalar yapıyoruz. Sizlerin de desteğiyle inşallah güzel neticeler alacağız.”

Salih Zeki Çakır’ın konuşmasından sonra organizasyon akşam yemeği ve boğaz turu ile sona erdi.